Önderoğlu, Korur-Fincancı ve Nesin'in cezalandırılması talep edildi

27 February 2019
-

İstanbul - Kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile dayanışma kampanyasına katıldıkları gerekçesiyle yargılanan Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur-Fincancı'nın "örgüt propagandası yapmak" suçlamasından cezalandırılmaları talep edildi.

675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla başlatılan "Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği" kampanyasına katılan ve “örgüt propagandası yapmak” ile suçlanan Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, yazar Ahmet Nesin ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur-Fincancı’nın davasına İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.

Duruşmayı RSF Almanya ve Avrupa temsilciliklerinin yanı sıra, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları Derneği ve Fransız Konsolosluğundan temsilciler takip etti.

Savcı değişikliği

Davanın dokuzuncu celsesine duruşma savcısının mütalaasını okumasıyla başlandı. Cumhuriyet savcısı, mütalaasında Önderoğlu, Korur-Fincancı ve Nesin'in Türk Ceza Kanununun (TCK) 44, 53/1, 63, 214/1 ve 215/1 sayılı maddeleri ile Terörle Mücadele Kanununun (TMK) 7/2 maddesi uyarınca cezalandırılmalarını talep etti.

Mahkeme heyeti, mütalaanın ardından savunma avukatlarına söz verdi. Duruşma savcısının değiştiğine işaret ederek, dün sorulduğunda mütalaanın hala hazır olmadığı bilgisini aldıklarını ve mütalaanın hem teknik hem de içerik açısından kusurlu olduğunu belirten avukat Oya Meriç Eyüboğlu, "Müvekkillerin hangi nedenlerle suçlandığı mütalaada açık değildir. Sadece genel olarak yazı başlıklarının verilmesi, hangi ibarelerin suç unsuru oluşturduğunun belirtilmemesi savcı mütalaasının kusurlu olduğuna işaret ediyor" diye konuştu.

Mahkeme Başkanı Ali Günay ile avukat Eyüboğlu arasında, mütalaanın içeriğine dair tartışma başladı. Günay'ın, "Eğer tırnak içerisinde sadece haber başlıkları belirtilmişse, bizler de bunu dikkate alırız. Bakın burada izleyiciler var. Biz bağımsız bir yargı organıyız, bizleri sanki hiçbir yargılama yapmadan herkesi cezalandıracakmışız gibi gösteriyorsunuz" demesi izleyici sıralarında gülüşmelere sebep oldu.

Yargılama sürecinin mevcut mütalaaya hiçbir katkısının olmadığının altını çizen avukat Özcan Kılıç ise, "Gazetenin künyesinde isimlerinin sadece bir gün yer almasına rağmen, sanıkların iddianamede anlatıldığı şekilde usule uygun olarak Genel Yayın Yönetmenliği görevini kabul edip etmedikleri, sözleşmelerinin bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Bu hususta araştırma yapılmadan mütalaa verilmesi doğru değildir. Bunu zaten talep etmiştik, şimdi talebimizi yineliyoruz" dedi.

Savunma avukatları, beyanlarının ardından esas hakkındaki mütalaaya dair savunmaların hazırlanması için ek süre talep etti. Sanıklara ve müdafilerine savunma hazırlamaları için bir sonraki celseye kadar süre tanıyan mahkeme heyeti, avukatların mütalaanın yeniden düzenlenmesi taleplerini reddederek, duruşmayı 15 Nisan saat 10:00'a erteledi.