Hak savunucularının davası 16 Temmuz’a ertelendi

21 March 2019
-

İstanbul Büyükada’da yapılan “hak savunucularının dijital güvenliği” konulu toplantı nedeniyle haklarında dava açılan 11 hak savunucusunun yedinci duruşması İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 

09:54’te başlayan duruşmada tutuksuz yargılanan İnsan Hakları Gündemi Derneği’nden Günal Kurşun, Kadın Koalisyonundan İlknur Üstün, Yurttaşlık Derneği’nden Nalan Erkem ve Uluslararası Af Örgütü Türkiye Başkanı Taner Kılıç ile avukatları hazır bulundu. 

Duruşmayı Uluslararası Af Örgütü’nün Norveç, Almanya, Finlandiya, İngiltere direktörleri ile Almanya ve Norveç Konsolosluğu temsilcilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda hak savunucusu izledi.

Kurşun’a başka davadan beraat

Mahkeme başkanı, dijital materyallerin incelenmesi sonucu oluşturulan raporun dosyaya geldiğini söyledi. 

Duruşma savcısı gelen belgelere bir diyeceği olmadığını belirterek, mütalaasını hazırlamak için mahkemeden süre talep etti. Bir kısım sanık avukatı raporla ilgili beyanlarını esas hakkındaki savunmalarını yaparken sunacaklarını söyledi. 

Günal Kurşun’un avukatı, “Müvekkilim hakkında iftira sonucu FETÖ/PDY üyeliği ve propagandası suçlamasıyla dava açılmıştı. Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan müvekkilim hakkında geçtiğimiz günlerde beraat kararı verildi” diyerek belgeyi mahkemeye sundu.

İdil Eser yazılı savunma gönderdi

Tutuksuz sanıklardan İdil Eser’in avukatı Erdal Doğan, dijital materyallerle ilgili müvekkilinin gönderdiği beyanı okudu: 

“Polisin evimden aldığı bilgisayarlarda çok sayıda e-kitap ve sesli kitap vardı. Kütüphanemi yerleştirme konusunda birçok eve sığamadığımdan sesli ve e-kitap biriktirmeye başlamıştım. Bu sayede iflah olmaz bir istifçi olarak sonra bakarım mantığıyla kitap toplayarak içimdeki kitap arzusunu tatmin ediyordum. Bu kitapların yüzde 99’u İngilizceydi. İnternetten indirmek yasaklanmadan önce Torrent sitelerinden indirmiştim. Bu sitelerin çoğunda Türkçe kitap bulunmaz. Tesadüfen Türkçe kitap koleksiyonu diye bir paylaşıma denk gelip indirdim. On binlerce kitap içinde bunları indirdiğimin farkına varmamış olmalıyım. 

Adnan Oktar’ın Harun Yahya ismiyle yazdığı kitapları çok sık görüyor ve bunları indirmekten kaçınıyordum. Burada muhtemelen sıkıştırılmış halde Türkçe kitaplar diye görünce içinde ne var diye düşünmeden indirmiş olmalıyım. Gülen’in popülerliğini anlamak için akademik merakla da kitapları indirmiş olabilirim. Ama kitap adlarını görünce akademik merakla indirmiş olsam bu başlıkta kitapları seçmeyeceğimi düşündüm. Tek bir açıklaması var, kitapları Türkçe diye görüp indirmiş olmam. Siber raporda var mı bilmiyorum ama harici disklerde binlerce dedektif kitabı ve yemek kitabı da vardı. ‘Güneş paneli nasıl yapılır’, ‘Domates nasıl yetiştirilir’ kitapları da vardı. Bunlara karşı ne dünya mutfağından yemekler denedim, ne de cinayet işleyip dedektiflik yapmaya kalktım. İki FETÖ kitabı indirmem de şaşırtıcı değil aslında binlerce kitap arasında.” 

Avukat Doğan da suç unsuru gibi gösterilen bu iki kitabın suçlama konusu iddialarla ilişkilendirilip delillendirilemeyeceğini söyledi. Doğan, mütalaadan sonra kapsamlı bir savunma yapacaklarını kaydetti.

Yazgan: Deliller hukuka aykırı 

Özlem Dalkıran’ın avukatı Aynur Tuncel Yazgan, mahkemeye dijital materyallerin delil olamayacağına ilişkin 20 sayfalık bir dilekçe sundu. Yazgan, hak savunucularının gözaltına alınmasından beş gün sonra polisin evlerinde yaptığı arama sonucu alıp incelediği dijital materyallerin usulüne uygun toplanmadığını belirtti. Yazgan, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere itibar edilmemesi gerektiğini savundu.

Ara kararını açıklayan mahkeme, mütalaasını hazırlamak için süre isteyen savcının talebini kabul ederek duruşmayı 16 Temmuz, saat 09:30’a erteledi.