Gazeteci Ahmet Altan’a "cumhurbaşkanına hakaret"ten para cezası

19 March 2019
-

İstanbul - Gazeteci ve yazar Ahmet Altan’ın “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla yargılandığı davanın karar duruşması Çağlayan’daki İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

Altan duruşmaya başka bir davadan tutuklu bulunduğu Silivri 9 no’lu Cezaevi’nden SEGBİS yoluyla bağlandı. Esasa karşı savunması sorulan Altan, kendisine daha önce başka bir davadan “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yerel mahkemede verilen mahkumiyet kararını Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin bozduğunu hatırlattı.

Yargıtay’ın bu kararında içtihad olacak cümlelere yer verdiğini belirten Altan, ilgili paragrafı okuyarak “Hakaret nedir, eleştiri nedir burada ortaya konuyor,” diye konuştu.

Altan: “Benim yaptığım siyasi eleştiridir”

Altan savunmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Benim sözlerim onun kişiliğine yönelik değildir. Onun yaptığı politik eylemleri değerlendirmektedir. Fakat son zamanlarda Yargıtay’ın bu tanımına da rağmen eleştiriyi engellemek için böyle davalar açıyorlar. Cumhurbaşkanının kişiliğiyle, kimliğiyle bir derdim yok. Kişisel bir ilişkim ve hakaret etmek için bir nedenim de yok. O bir siyasidir, ben de bir yurttaşım. Benim yaptığım siyasi eleştiridir ve bu da anayasal hakkımdır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin vermiş olduğu karardaki hakaret tanımının mahkemece kabul edilmesini istiyorum.”

Erdoğan’ın avukatı: “Şikayetimiz devam ediyor”

Altan’ın ardından söz alan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ela Ezgi Yelmen şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, “Sanığın müvekkilime yönelik diktatör, hırsız gibi söylemleri vardır. Bu ithamları eleştiri olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Sanık savunmalarını kabul etmiyoruz” dedi.

Altan’ın avukatlarından beraat talebi

Altan’ın avukatlarından Figen Çalıkuşu, iddianamede savcının kişisel kanaatlerine yer verildiğini belirterek, “Düşünce cezalandırılmak istenildiğinde delil yoktur, kanaat vardır. O da suçlayan makamın kanaatidir. Düşünce cezalandırılamaz” diye konuştu. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığını belirten Çalıkuşu müvekkilinin beraatine karar verilmesini istedi.

Avukat Melike Polat Bursalı ise mahkemeye örnek Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları sundu ve bu kararlarda hakaret suçunda hedef alınan kişinin konumunun özellikle değerlendirmeye tabi tutulduğunu ifade etti. Bursalı, soruşturma aşamasında Erdoğan’ın 3 Ağustos 2016’da şikayetinden vazgeçtiğini de ekleyerek katılmanın hükümsüz olduğunu savundu.

“Müvekkilim yazardır, müşteki ise siyasetçidir. Her ne kadar yazdığı yazılar müştekinin değil devletin icraatini eleştirir nitelikte ise de hakaret kastıyla yazılan yazılar değildir. Öyle bile olsa kendisi siyasetçi olduğundan ve bu alana rızasıyla girdiğinden katlanma yükümlülüğü daha fazladır. Müştekinin mahremine yönelik bir söylemi yoktur. Kamunun gözü önünde olan ve tartışmaya açık olan bir konuyla ilgili yazı yazmıştır” diyen Bursalı beraat talebini yineledi.

Altan: Hakaret değil eleştiri

Avukatlardan sonra son sözü sorulan Ahmet Altan “Basit bir soruya cevap vermek gerekiyor. Eğer Recep Tayyip Erdoğan reis-i cumhur olmasaydı ve bütün toplumu ilgilendiren siyasi bir eylem yapmasaydı ben böyle bir yazı yazmış olur muydum? Hayır. Yargıtay’ın ölçütüne göre müştekinin kişiliğine değil eylemine yönelik yorum vardır. Bu da hakaret değil eleştiridir” dedi.

Karar: 7 bin lira para cezası

Kararını açıklayan hakim, Altan’ın üzerine atılı “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasını sabit buldu: “Suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, failin güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak 1 yıl; suçu alenen işlediğinden artırım yapılarak 1 yıl 2 ay; duruşmadaki olumlu tutum ve davranışları nedeniyle indirim yapılarak 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,” karar verdi.

Hakim, “sanığa verilen hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sırasındaki davranışları ve suçun işlenmesindeki özellikleri dikkate alarak” hapis cezasının 7000 TL adli para cezasına çevrilmesine hükmetti.