Özgür Gündem baskınıyla ilgili davada polisler ifade verdi

30 January 2019
-

Özgür Gündem çalışanı 22 gazetecinin “görevi engellemek için direnme” ve “hakaret” suçlarıyla yargılandığı davanın 3. celsesi İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü, müşteki ve tanık polis memurlarının ifadelerinin dinlenmesinin ardından dava 19 Haziran’a ertelendi.

İstanbul - Kapatılan Özgür Gündem gazetesine 16 Ağustos 2016 tarihinde yapılan polis baskını esnasında gözaltına alınan 22 gazeteciye açılan davanın üçüncü duruşması İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Gazetecilerin her biri “görevi yaptırmama için direnme” ve “hakaret” suçlamalarıyla 8 yıl 4 ay hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Bugün görülen duruşmaya sanıkların hiçbiri katılmazken, baskında görevli olan Terörle Mücadele polis memurlarından Gökalp Ertaş şikayetçi olarak, dört memur ise tanık olarak hazır bulundu.

Duruşmaya ilk olarak memur Gökalp Ertaş’ın ifadesi dinlenerek başlandı. Olayın üzerinden zaman geçtiği için detayları çok iyi hatırlayamadığını belirten Ertaş, aramanın avukatlar da varken yapıldığını ve kararın avukatlara tebliğ edildiğini belirtti.  

"'Siz AKP’nin polislerisiniz, biz sizin gibileri çok gördük' şeklinde hakaret ettiler"

Ertaş, “Arama yapılırken bir yandan da canlı yayın devam ediyordu. Biz kendilerini canlı yayını durdurmaları hususunda uyardık. Ancak kendileri kapatmama konusunda bize dirençte bulundular. Yapılan işlemin usulsüz olduğunu söyleyerek öncelikle sözlü olarak itirazlar başladı. Sonrasında sözlü itirazlar fiziki mukavemete dönüştü. Biz  onların huzurunda sırayla bilgisayarları alıp onların gözleri önünde devam etmeye çalıştık ama aramanın usulsüz olduğunu iddia ederek bizi ittirmeye, direnç göstermeye başladılar” diye konuştu.

“Olay yeri çok kalabalık olduğu için hangi sanığın kime karşı hangi eylemde bulunduğu noktasında isim isim ayrım yapma imkanımız olmadı. Sanıklar bize hitaben ‘Siz AKP’nin polislerisiniz, biz sizin gibileri çok gördük, Fethullahçılar bile sizden iyiydi’ şeklinde hakaret içeren sözler söyledi.  Ayrıca ‘yapılan işler usulsüz, görüşürüz, devran dönecek’ gibi sözler de söylendi” diye devam etti.

Orada yalnızca görev üzerine bulunduğunu belirten Ertaş, şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtti. Hakaret içeren sözleri de kimin söylediğini hatırlamadığını ve şahısları görse de tanıyamayacağını ekledi.

"Hem slogan atarak, hem de fiziki şekilde direndiler"

Müşteki Gökalp Ertaş’ın ifadesinin ardından yine aynı gün görevli olan dört adet Terörle Mücadele memuru daha tanık olarak ifade verdiler. Memurların hepsinin ifadelerinde öne çıkan noktalar gazetecilerin arama işlemi sırasında telefonlarıyla kamera kaydı alıyor olması ve İMC TV üzerinden canlı yayın yapılıyor olmasıydı.

Terörle Mücadele memurlarının yüzlerinin ifşa edilmesinin suç olduğunu hatırlatan memurlar, kayıt alınmaması için uyarı yaptıklarını ve kayıt yapan sanıkları dışarı çıkarmaya çalıştıklarında tansiyonun arttığını belirttiler. Bunun yanında kendilerine yöneltilen provoke edici ifade ve sloganlar atıldığını ve fiziksel saldırıya maruz kaldıklarını iddia ettiler.

Birbirlerine oldukça benzer ifadeler veren tanık memurlardan ilki, “Olay tarihinde terör örgütü propagandası yapan ilgili gazeteye mahkeme kararını uygulamak üzere gittik” diye söze başlayarak arama kararına itiraz eden gazeteciler ile ilgili “direnmeyi sözlü, slogan atarak, polise karşı tahrik edici sözler, fiziki direnme şeklinde yaptılar. Kalabalıklardı. İlgili yerleri aratmak istemiyorlardı, bazıları da arama yapmak isteyen memur arkadaşlara engel olmaya çalışıyorlardı," şeklinde konuştu. 

Slogan atma ya da fiziksel saldırı ile ilgili hiçbir eylemi tam olarak kimin yaptığını hatırlamayan memurlardan biri, "Fiziki olarak da polislerin üzerine bir hücum söz konusu oldu ancak yaralanan oldu mu olmadı mı bilmiyorum" dedi. 

Tanıklardan biri ise "Bize fiziki olarak müdahalede bulunuldu. Benim tişörtüm yırtıldı, güneş gözlüğüm kırıldı. Yapan kişiyi bilmiyorum. Bir kargaşa vardı. Biz de bunun üzerine kademeli olarak gözaltı yaptık," diye konuştu.

Polislerin darp edildiğine dair bir rapor yok

Müdafileri temsilen Özgür Gündem gazetesi avukatı Özcan Kılıç, Avukat Cemal Polat ve Avukat Hazal Pekşen Demirhan da duruşmada hazır bulundular. Memurların ifadelerinin dinlenmesinin ardından avukatlar tanıkların beyanlarını kabul etmediklerini belirttiler. Memurların doğruyu söylemediğini ve taraflı konuştuklarını belirten avukatlar, çalışanların çoğunun kadın olduğunu ve polislerin binaya sayıca üstün ve silahlı bir şekilde girdiklerini, bahsettikleri türde fiziksel mukavemet ya da saldırı olamayacağını ifade ettiler. Demirhan, memurlardan hiçbirinin fiziksel zarar gördüğü yönünde darp raporu olmamasının da altını çizerek asıl kendi müvekkillerinin polis tarafından darp edildiğini belirtti.

Kısa bir aranın ardından hakim ara kararını açıkladı. Sanıklardan Reyhan Hacıoğlu’nun bir sonraki celse için SEGBİS ile hazır edilmesine yönelik Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne talep yazılmasına, bazı sanıklar için çıkarılan yakalama emirlerinin infazlarının beklenmesine ve sanıklardan Bayram Balcı ile Ersin Çaksu hakkında savunmaları alındıktan sonra serbest bırakılmak üzere yakalama müzekkeresi çıkarılmasına karar verildi. Bir sonraki duruşma 19 Haziran günü saat 09:30’da görülecek.